Beyaz Yakalıların Gece İntikamı - İntikam Amaçlı Uyku Erteleme
- Anasayfa
- KRM Bülten
Bütün günü toplantılar, e-postalar, “acil” notları ve bitmeyen yapılacaklar listesiyle geçirdiniz. Günün sonunda yatağa uzandınız. Aslında yorgunsunuz. Ama sadece biraz kafanızı dağıtmak için telefona uzanıyorsunuz…
Bir video, bir reels, bir bölüm dizi derken saat 00:30 oluyor. “Son bir tane daha” diyorsunuz.
Sonra bir tane daha derken…Alarm çalıyor.
Sabah kalktığınızda yorgunsunuz, uykunuzu alamamış hissediyorsunuz ve gün daha başlamadan enerji eksiye düşmüş durumda. Tanıdık geliyorsa, telaşlanmayın. Yalnız değilsiniz. Ve bunun bir adı var: “Revenge Bedtime Procrastination” yani “İntikam Amaçlı Uyku Erteleme”…
Kulağa biraz dramatik geliyor olsa da insanların birçoğunun yaşadığı bu durum özellikle beyaz yakalıların dünyasında fazlasıyla yaygın. Bu kavramın nereden geldiği net olmamakla birlikte 2014’ten beri özellikle Çin’de uzun çalışma saatleriyle ilişkilendirilen bir davranış biçimi olduğu ifade ediliyor. Kavramın çıkış noktasının ise Çinli bir içerik üreticisi olduğu düşünülüyor.
Mantık oldukça tanıdık, gün içinde kendine ait zamanı olmayan kişi, kendisine ayıramadığı bu zamanı gece geç saatlere kadar ayakta kalarak telafi ediyor yani bir nevi gün içinde kaybettiği özgürlüğünün intikamını alıyor.
Aslında yorgunuz ama uyumak yerine kontrolün bizde olduğunu hissettiğimiz tek zaman dilimi olan uyku vaktimizde sosyal medyada dolaşıyor, dizi açıyor, oyun oynuyor, internette kayboluyoruz. Bir nevi günün intikamını alıyoruz.
Aslında Mesele Uyku Değil, Kontrol!
İntikam amaçlı uyku ertelemenin arkasında çoğu zaman uykusuzluk değil, kontrol duygusu yatıyor. Gün boyunca takvimler, toplantılar, teslim tarihleri ve başkalarının öncelikleri arasında hareket eden beyaz yakalılar için gece saatleri, günün tek “bana ait olan” zamanı gibi hissediliyor. Bu yüzden mesele çoğu zaman “uyumak istememek” değil hayat ve günlük rutinler üzerinde kontrolü olmayan insanların, düzenli uyku alışkanlığını bilinçli ya da bilinçsiz şekilde reddederek özgürlük hissini yakalamaya çalışması. Gece geç saatlere kadar telefona bakmak, dizi izlemek, oyun oynamak ya da internette dolaşmak bir bakıma “Bu zaman benim” deme biçimi. Alarmın, toplantının, bildirimlerin olmadığı o kısa zaman dilimi, kişiye aitmiş gibi geliyor. Ancak bu özgürlük hissi, ertesi sabah yorgunluk, odaklanma sorunları ve daha stresli bir iş günü olarak geri dönüyor. Yani geceden kazanılan kontrol, sabah saatlerinden borç alınıyor.
Peki Ne Yapabiliriz?
Belki de çözüm, uykudan fedakârlık etmek değil, kendimize ait zamanı yalnızca geceden çalmadan günün içinden de yaratabilmek. Yatmadan önce telefonla araya küçük bir mesafe koymak; uykuyu bir lüks değil, sağlık ve sürdürülebilir performans yatırımı olarak görmek.
Çünkü daha odaklı olmak, daha az tükenmiş hissetmek ve güne daha iyi başlamak iyi bir uykuyla mümkün oluyor. Belki bu akşam, intikam almak yerine gerçekten dinlenmeyi seçersiniz. Beyaz yakalılar için küçük ama etkisi büyük bir fark yaratabilir.
Tayfun Torun
KRM Yönetim Danışmanlık Bordro Uzman Yardımcısı