Kadınların İş Hayatındaki Dönüştürücü Rolü
- Anasayfa
- KRM Bülten
Kadınlar iş dünyasına uyum mu sağlıyor, yoksa iş dünyasını dönüştürüyor mu?
İçinde bulunduğumuz çağda iş hayatından beklentiler de liderlikten beklentiler de değişiyor. Eskiden güçlü lider denildiğinde akla daha çok otorite, kontrol ve sonuç odaklılık gelirdi. Bugün ise empati, kapsayıcılık, psikolojik güvenlik yaratabilme ve farklı bakış açılarını bir araya getirebilme gibi özellikler geliyor.
Belki de kadınların liderliği üzerine yapılan konuşmaların en önemli yanı da burada yatıyor. Konu yalnızca kadınların daha fazla karar verici olması değil; liderliğin ne olduğunun yeniden tanımlanması.
Bununla birlikte iş hayatında bazı eşitsizlikler de devam ediyor. Araştırmalar kadınların kariyerlerinin ilk aşamalarında daha az destek gördüğünü, daha az sponsor bulabildiğini ve yönetici pozisyonlarına geçişte hâlâ çeşitli bariyerlerle karşılaştığını gösteriyor. Liderlik yolculuğundaki en büyük sorun zirveye ulaşma aşamasında değil, daha ilk basamağa çıkarken başlıyor.
Bugüne kadar kadınların bilimden sanata, girişimcilikten üretime kadar birçok alanda sunduğu katkıların önemli bir bölümü ya görünmez kaldı ya da yeterince tanınmadı. Bugün ise, çok daha farklı bir dönemin içindeyiz. Laboratuvarlarda yeni tedaviler geliştiren araştırmacılar, küresel şirketleri yöneten CEO'lar, sosyal girişimlerle toplumsal sorunlara çözüm arayan liderler ve geleceğin teknolojilerini tasarlayan mühendisler arasında her zamankinden daha fazla kadın görüyoruz. Bu çok güzel bir gelişme olmakla birlikte halen karar verici kilit pozisyonlarda daha fazla kadının yer almasına ihtiyacımız var.
Belki de bu nedenle kadınların yükselişi sadece daha fazla kadının masada yer alması anlamına gelmiyor. Masanın etrafındaki konuşmanın değişmesi anlamına da geliyor. Biliyoruz ki hem kadınların hem erkeklerin yetkinliklerinden daha iyi yararlanan firmalar da daha başarılı oluyor ve topluma da daha fazla değer katıyor.
Hâlâ aşılması gereken engeller, kırılması gereken önyargılar ve daha kapsayıcı hale gelmesi gereken sistemler var. Ancak ilerleme çoğu zaman büyük sıçramalarla değil, görünmeyen küçük değişimlerle gerçekleşebiliyor. Bir genç kızın kendisini bilim insanı olarak hayal edebilmesiyle, bir çalışanın yönetim masasında kendisine benzeyen bir lider görebilmesiyle, bir kurumun farklı sesleri karar süreçlerine dahil etmeye başlamasıyla...
Bazen dönüşüm bir kişinin başarı hikâyesiyle değil, o başarı hikâyesinin başkalarına verdiği cesaretle başlıyor.
Kadınların iş hayatındaki, bilimdeki ve liderlikteki yolculuğu yalnızca kadınların hikâyesi değil. Bu, toplumların, kurumların ve insanlığın daha kapsayıcı, daha adil ve daha güçlü bir geleceğe doğru attığı ortak adımların hikâyesidir.
Ceyda TEPRET
KRM Grup Pazarlama ve Kurumsal İletişim Müdürü